Ektiğiniz her hüzün hastalıkla kapınızı çalabilir

Gün içersinde kafanıza taktığınız şeyleri hayatınızda uzatmaya devam ettikçe kendi kendinize yaptığınız hastalık çekmektir. Durun ve kendinize şu anda hüzünlendiğiniz, öfkelendiğiniz şeyleri  uzatarak nasıl bir katkı sağladığınızı düşünün. Bir katkı göremiyorsanız bunu neden devam ettirdiğinizi düşünün.

Ektiğiniz her hüzün hastalıkla kapınızı çalabilir

Gün içersinde kafanıza taktığınız şeyleri hayatınızda uzatmaya devam ettikçe kendi kendinize yaptığınız hastalık çekmektir. Durun ve kendinize şu anda hüzünlendiğiniz, öfkelendiğiniz şeyleri  uzatarak nasıl bir katkı sağladığınızı düşünün. Bir katkı göremiyorsanız bunu neden devam ettirdiğinizi düşünün.

22 Şubat 2018 Perşembe 16:27
Ektiğiniz her hüzün hastalıkla kapınızı çalabilir

Hüzünlenmek, stres yapmak size olumlu bir şey katmadığı gibi sizden hayli enerji alır. Üzülmek yalnızca ve yalnızca enerjinizin düşmesinin devamını sağlar. Yeteri kadar öfke, stres taşıyan bedende hastalık görülmemesi ise neredeyse mucizedir. Stres yapmak, hüzünlenmek yerine kendinizi serbest bırakmayı, olaylara verdiğiniz tepkileri uzatmamayı deneyin. Çok sıkıntılı olaylar olabilir ve bu sizi üzebilir ancak her şeyde olduğu gibi tüm sıkıntı veren olaylar da birgün son bulacaktır. 

Düşünün, bir yıl önce canınızı sıkan, üzülmek, stres yapmak adına duygular barındırmanızı sağlayan olayların ya da kişilerin hangisi hayatınızda ve devam ediyor. Çoğunlukla cevap hiçbiri olarak gelir. Bu da gösteriyor ki ne kadar sinirlenirseniz sinirlenin, ne kadar üzülürseniz üzülün her şeyin etkisi bir süreliktir. Bundan ötürü yapmanız gereken bir şey varsa o da kendinizi bırakarak, yaşanan olayın yalnızca bir olay olduğunun farkına varmaktir.

Bu noktaya bir anda gelemeyebilir ya da gelseniz bile sürekli olarak tutamayabilirsiniz. O yüzden bunu devam ettirmek için kendinizi zorlamayın fakat niyet koyun.

Gerçekten neye öfkelendiğinizi iyi kavramaya çalışın. Gözlemlerinizin büyük bir çoğunluğu duygularınızda olmalıdır. Gözlemlediğiniz duygular size özde olan blokajınızı verir. Bundan bir öncesinde ise kendinize öfkeyi yaşama fırsatı verin. Sonrasında biraz nefes alabildiğiniz zaman sakince duygunuza bakın ve kendinize sorun burada aslında neden bu kadar üzüldüm. Bu olayın içerisinde kendimi nasıl deneyimledim ki bu olay oldu? Sonrasında kendinizi tanımlama şekliniz dolayısıyla en çok canınız yandığı anda kurduğunuz cümleye dikkat edin. O cümle tüm hikayenin damıtılmış halini ve aslında deneyimlediğiniz duygunun özünü verir. 

Duygular büyüyüp öfke, hüzün çoğaldıkça içsel olarak kendinizi hastalıklara açıyorsunuz demektir. Sürekli öfkelenmek sonunda mutlak sorunu getirir. Bu da hasta olmanız için yüm sebepleri ortaya koyar. Bedenin içinde yankılanan enerji her ne olursa olsun kendini göstermek zorundadır. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat: Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.