Başkalarının sizinle ilgili ne düşündüğünü duymak 

Başkaları için yaşamak ve başkaları hakkımda ne düşünür? endişesiyle hareket etmek, bir bireyin birey olmasını engelleyen faktörlerin başında gelir. Hiç durmadan içsel olarak dış odaklı olan, başkaları için yaşamak, ile kendi için yaşamak arasındaki farkı ayırt edemeyen insanlar, yaşadıkları hayattan zevk alamaz, aksine sırtında yüklü ağırlıklarla gezer.

Başkalarının sizinle ilgili ne düşündüğünü duymak 

Başkaları için yaşamak ve başkaları hakkımda ne düşünür? endişesiyle hareket etmek, bir bireyin birey olmasını engelleyen faktörlerin başında gelir. Hiç durmadan içsel olarak dış odaklı olan, başkaları için yaşamak, ile kendi için yaşamak arasındaki farkı ayırt edemeyen insanlar, yaşadıkları hayattan zevk alamaz, aksine sırtında yüklü ağırlıklarla gezer.

26 Mart 2018 Pazartesi 10:18
Başkalarının sizinle ilgili ne düşündüğünü duymak 

Gün içerisinde, arkadaş toplantılarında, insanların yoğun olduğu ortamlarda "benim hakkımda ne dedi, acaba ne düşündü?" sorusunu sürekli olarak soruyorsanız, siz de dış odaklı olmak adına eylemler içinde bulunuyorsunuz demektir. Başkaları için yaşamak, bir hayatın boş yere harcanmasından farklı bir şey değildir. 

Peki bu kadar çevre şartlanması aldında, dış odaklı olmak yerine başkaları hakkımda ne düşünür, benim hakkımda ne dedi? gibi sorularda boğulmak yerine, daha fazla kendimiz olarak yaşadığımız bir hayatı nasıl yaratırız?

Her şeyden önce çok önemli bir detayı hücresel olarak bilmek ve anlamak işinizi büyük ölçüde kolaylaştıracaktır. Çevrenizdeki insanların eksiksiz olarak tamamıyla ilgili fikirler, sizin kendinizle ilgili fikirlerinizi kapsamaktadır.

Kendi algılarınız dışında bir dünya algılayamazsınız. Görme organı olmayan bir insanla gözlerini kullanan bir insan arasındaki fark kadar keskin bir şekilde ortada olan bu durumu, aynı örnekten detaylandıralım. Gözleri görmeyen bir birey, nesneleri titreşim, şekil, koku, ses ve birçok farklı detayıyla yaşar. Onun dünyasında görme organına ihtiyaç yoktur. Görme işlemi yani algılama -bilme işlemi- farklı duyuları aracılığıla devreye girer. Gözlerini kullanan bir birey ise, nesneleri ışık yardımıyla gördüğü şekliyle algılar. İkisi de aynı şeye baksa da kendi algı özelliklerine göre hayatlarını yaşar ve bunun eksikliğini duymaz. 

Siz, algıladığınız dünyayı gerçeklik olarak görürsünüz. Algılarınızla oynamaknız, dünyanızla ilgili farklı farkındalıkları da deneyimlemenize sebep olur. Dış odaklı olduğunuz zamanlarda bile yalnızca kendi algılarınızı gözlemlersiniz. Çevrenizdeki insanların sizinle ilgili düşüncelerini tahmin ettiğinizde, hatta emin olduğunuzda bile kendinize şunu söyleyin; bu benim kendimle ilgili bir zamanlar edindiğim inancın yansıması. 

Sindirilen bir bilgi olduğunda, bu bilgi hayatınızı kurtaracaktır. 

Örnek üzerinden açıklanması gerekirse; Siz hayatınızın bir yerinde sevilmeyen, istenmeyen, en ufak hatada terk edilen, kıymetli olmayan bir insan olduğunuza inandıysanız, olayları değerlendirirken bu inançlar çerçevesinde algılamaya devam edeceksiniz. Her ne düşünüldüğünü varsayarsanız varsayın, bu olasılıklar sizin kabul ettiğiniz olasılıklar. Bu nedenle başkalarının düşüncesi zannedip kendi olma halinizi zorladığınız halleriniz tamamıyla sizinle ilgilidir. Kendi içinize dönerek, bu fikirlerinizi dönüştürmek, içsel sıkıntınızı da çözecektir.  

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat: Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.