Yaşadığımız bu hayat, bizden bağımsızmış gibi gözükse de , işin aslı pek de öyle değildir. Yaşam bizden yayılan enerjiye göre şekillenir..Bize en yakın olan kişiler, bize en iyi aynalık yapan  kişilerdir. Bu durumda yapmamız gereken şey ; yaşantımıza  bakarak  kendimizi okuyabilmemizdir. Çünkü her şey yalnızca bizi bize gösterebilmek ve ''kendimizi  bilebilmek'' içindir. Dışarıyı suçladığımız, eleştirdiğimiz ve odağımızı dış dünyaya verdiğimiz sürece vakit kaybetmekten öteye geçemeyiz..

     Evrende her şeyin yalnızca enerji olduğunu, maddenin de enerjinin kaba bir formu olduğunu artık biliyoruz. Hepimiz sahip olduğumuz farkındalık düzeyine göre belli bir frekans yani enerji düzeyindeyiz. Bu enerji düzeyi ise, çevremizdeki yaşamı şekillendirir. ''Ne ekersen onu biçersin'' sözü de esasen yaşamın bizden yansıyan bir ayna olduğunu çok güzel bir şekilde anlatır..

     Düşüncelerimiz çok güçlü bir çekim kuvvetine sahiptir. Einstein'ın   ''İnsanoğlu, ağzından çıkan cümlelerin, beyninden yayılan düşüncelerin, tüm evreni dolaşıp da tekrar kendine döneceğini bilse, eminim çok daha dikkatli olurdu'' sözü bu konuya vurgu yapmaktadır. Her şey enerji olduğuna göre , düşüncelerimizin yaydığı enerji de kendine uygun durum, koşul, ortam ve kişileri bize doğru çekmeye başlayacaktır. Tüm spiritüel öğretilerde de dışarının, içerinin bir yansıması olduğu görüşü vardır. Yani dış dünyamızı oluşturan şey iç dünyamızdır.

  Yaşadığımız çevreye bir bakalım..İnsanların büyük çoğunluğu dış dünyaya odaklı bir şekilde yaşar. Ancak aydınlanmış diyebileceğimiz küçük bir azınlık, kendi içine, özüne dönük bir şekilde yaşamını sürdürmektedir. Onlar bilir ki; kendilerinde ne varsa çevrelerinde de o vardır. Yaşamın, kendilerinin bir aynası olduğunun, asıl değişimin dışarıya bakarak değil, içeriye yani kendi içlerine bakarak gerçekleştiğinin farkındadırlar.

     Kendimizi dış dünyadan bağımsız, ayrı bir varlık gibi görme düşüncesi, artık bilinçlerin açıldığı ve farkındalığın arttığı günümüzde geçerliliğini yitirmiştir. Bu bakış açısı bize hiçbir yarar getirmemekte, hatta işlerimizi daha da zorlaştırmaktadır. Kendimizi dış dünyadan ayrı gördüğümüz sürece yaşamda pek çok zorlukla karşılaşabiliriz. Tüm olaylar bize kendimizi anlayabilmek , tanıyabilmek ve dış koşullardaki değişimin ancak iç dünyamızdaki değişimle mümkün  olabileceğini  gösterebilmek içindir. Bir kez bu farkındalığa ulaştığımızda, yaşantımız gelişmeye ve dönüşmeye başlayacaktır.

       Açıkçası bu düşünce düzeyine ulaştığımdan beri kendi adıma yapmaya çalıştığım şey arınmak, arınmak ve arınmak... Nelerden arınmak? Negatif duygulardan.. İnançlardan..Yargılamalardan.. Bunları ne kadar yapabilirsek, bizim aynamız olan yaşantımız da o ölçüde arınacak, dönüşecektir. Şunu bilmeliyiz ki, değişim içeriden başlar. Bizler dışarıda gördüğümüz tüm negatiflikleri ancak kendi içimizdeki negatifliklerden arınarak değiştirebiliriz. Toplumun tamamı olarak bunu ne kadar yapabilirsek ,dünyamıza da o kadar katkıda bulunmuş oluruz.. Sevgi ve ışıkla...

    

   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat: Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.