İnsan yaşam amacını gerçekleştirirken kendini tanımaya çalışırken hep bir şeyler öğrenir. Bu öğrendiği şeyler her zaman olumlu olaylar olmayabilir. Her zaman karşısına onun dilinden anlamayan kişiler ve durumlar da çıkabilir.

Kişi hangi yaşta olursa olsun bu durum ve kişilerden bir şeyler öğrenir. Bu deneyimi yaşarken; aldatılmış, terk edilmiş, haksızlığa uğramış, dolandırılmış olabilirisiniz. Bu yaşanan deneyimlerin şiddeti ölçüsünde bizde iz bırakacak ve çeşitli etkiler yaratacaktır.

Hayata bakışımız değişecek, insanlara güvenimiz azalabilecektir. Bizim içinde bulunduğumuz frekansımıza uygun durum ve kişileri, olayları hayatımıza çektiğimizi biliyor musunuz? Sizin frekansınız, yaşam enerji düzeyiniz ne ise o frekansa uygun durum ve kişiler karşınıza çıkıyor. Hastalıkların kökenine inip baktığımızda; birçok alt etken bu duruma neden olabiliyor. Genetik mirasınız, beslenme alışkanlıklarınız, uyku düzeniniz, stres ve çevresel etkenler.

Buna bir de içinde bulunduğunuz durumla baş edemeyip bünyenin savunma mekanizması geliştirmesini ekleyebiliriz. Yani hiçbir şey tesadüf değildir. Yaşamış olduğumuz her deneyim bize bir şey öğretir, bizi büyütür, geliştirir. Sadece iyi insanların olduğu bir dünyada yaşasaydık ne olurdu? En başta sanırım iyilerin farkı ortaya çıkmazdı. Zıtlıklar olmadan dünya imtihan alemi olamazdı ve insan tefekkürünü tamamlayamazdı diye düşünüyorum. Sistem denge üzerine kurulmuş. İyiler, kötüler, doğruluk, eğrilik, merhamet, acımasızlık, merhamet ve ilahi adalet tüm bunları yeri ve zamanı geldiğinde dengeye getiriyor. *** Olumlu düşünceyi hayatınıza uyguladıktan sonra yani sözcükler, hayata bakış açınız, tercihleriniz hayat akışınızı etkiliyor.

Tabi ki bütün duygulara ihtiyacımız var. Çünkü bütün duygular bizim büyümemiz ve gelişmemiz için gerekli, onlardan ders çıkarmak onları dönüştürmek adına. (Danışanlarımla çalışmadan önce semptomu iyileştiriyoruz) Tabi bir gün öncesinden gece yatmadan önce vakit varsa yapabilirseniz meditasyon yaparak, yoga yaparak veya dualar okuyarak bir ertesi güne siparişinizi vererek uyumak daha rahat ve derin uykuya geçişinizi kolaylaştırırken aynı zamanda ertesi güne daha bir şevkle uyanmış olursunuz.

Sihirli cümlemiz. Allah’ım yarının huzurlu, sağlıklı, mutlu, neşe ve bereket içinde bir gün olması için neler mümkün? Nefes çalışmaları; tabi ki çok önemli sabah uyandığınız zaman o günü sanki daha önce hiç yaşamamış gibi yaşamak müthiş bir neşe ve heyecanla, aşkla uyanmak güne. Ekstrem durumlar olabiliyor, arada bir duygu durumunuzun değişikliği çevreden gelen sizden gelen bir takım sorunlar olabiliyor. O zaman belki bu kadar enerjik olamayabilirsiniz ama önemli olan farkındaysanız eğer bunu yapabilmeniz daha kolay oluyor.

Güne “teşekkür ederek” uyanın ama bu illaki sözel bir “teşekkür” değil. Bütüne ulaşacak şekilde teşekkür ederek ve yüzünüzü yıkarken aynaya bakarken, kendinin farkında olarak, ben varım içten bir gülümseme ve yine dualar ederek yine siparişlerini vererek güne başlamayı dene. Hepinize mutlu huzurlu bir gün diliyorum ve de öyle de oldu bundan daha iyi nasıl olur başka neler mümkün.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat: Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.