Bazı sabahlar daha yorgun ve günü yaşamaya isteksiz; bazı sabahlar ise içimizde mutluluk ve huzur ile uyanırız. Tatil günleri ile ilintili olabilse de ; tatil günlerinde bile günü yaşamanın zor geldiği zamanlar olmuştur. Aslında bu çok normal.  Her zaman aynı duygularla uyanmayabiliriz. Ancak bunu değiştirmek için çaba sarf ediyor muyuz? Sabahlarınıza ufak dokunuşlar yaparak gününüzü kolaylıkla güzelleştirebilirsiniz. Daha henüz yataktayken; mutluluğun sizin yaptığınız bir seçim olduğunu hatırlatabilirsiniz kendinize. Yeni gün için teşekkür edebilirsiniz hayata. Gününüzü daha yataktan çıkmadan planlayabilirsiniz; gün içindeki muhtemel yaşayacağınız olayların içine sevgi ve huzur katarak imgeleyebilirsiniz.

Daha sonra kalkıp; pencerenizden veya balkondan temiz 4-5 adet derin nefes, hele bu günlerde güneşin muhteşem enerjisini de içinize çekebilirsiniz. Sonsuz olasılıkları ile yeni başlayan güzel güne merhaba demek çok iyi gelecek, size ve bedeninize. Bedeninize de dedim, çünkü daha yüksek frekanstan hayatı yaşamak; hastalıkların da sizi pek ziyaret etmemelerine neden olur. Evrende herşey belli frekans aralığında titreşir. Daha önceki yazımda; Dr.Emoto’nun deneyinden bahsetmiştim sizlere. Güne sevgi, umut, mutluluk, şükür, teslimiyet, akışa güvenme duyguları ile başladığınızda da, hayatınızın akışı değişir. Önce bir gün, sonra diğeri ve diğeri.

Peki hastalıklar nasıl oluşuyor? Bedenimizin ve organlarımızın da titreştiği bazı frekanslar var. Olumsuz duygu ve düşünceler bu titreşimleri değiştiriyor. Güne şükrederek ve sevgi ile başlamanın mucizevi etkisi işte burada görülüyor. Her gün düzenli bir şekilde; duygularımızı bu yöne çekerek başlamanın önemi bu.

Gelen öfke, kıskançlık, nefret, kin vb duyguları ile ne yapacağız? Öncelikle hepimiz insanız ve zaman zaman bu gibi duyguları hissetmemiz normal. Ancak bu tip duygular bizim Özümüze ait değil. Zaten hastalıklar da Özümüz ile olan bağlantımızın kesintiye uğramasından kaynaklanmıyor mu? İnsanın naturel hali sağlıklı-huzurlu ve mutlu. Bu gibi duygulardan çıkmanın en kolay yolu kendimizi ve o kişileri affetmek. Affetmek, kişinin kendini özgürleştirmesidir. Olay ve kişilerin sizi daha fazla üzmesine müsaade etmemektir. O negatif duygu çuvalını sırtınızda taşımayı bırakmaktır.

İşte sevgili dostlar; titreşimlerin gücünü hafife almamak gerekiyor. Her gün, düzenli bir şekilde kendi titreşimimiz üzerinde çalışırsak, daha sağlıklı ve mutlu günler bizi bekliyor olacak. O zaman ben de diyorum ki;  frekansını değiştir, gerçekliğin değişsin. Hayatı daha yüksek frekanstan yaşadığınız, keyfi kovaladığınız; mucizelerin de sizin peşinizi bırakmadığı muhteşem bir hafta dileklerimle…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat: Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Fatoş Görce Kara 3 ay önce

Yolun açık olsun Özlem'im.