Kabulde olmak kavramı son yıllarda tabiri caizse oldukça moda olmuş durumda. Günümüz 'kendini bulma' ve 'şifa' yöntemlerinin tamamında öncelikle kabul ve akışta olmamız gerektiği söyleniyor. Peki gerçekten nedir bu kabulde olmak ? Tamamen eylemsiz olup oturmak mı, yoksa olana direnmeden ve akışı bozmadan farkındalıkla davranışlarımıza yön vermek mi ?

Öncelikle konuya kendimizi olduğumuz gibi kabul etme noktasından yaklaşmak istiyorum. Kendini olduğu haliyle kabul eden, dış dünyayı da olduğu gibi kabul edecektir çünkü.. Burada kabul ile razı olmak arasındaki farka da değinmek gerek. Kabul; genel kanının aksine içinde ilerlemeyi de barındırır. Razı olmak ise kendi irademizi hiçe saymakla eşdeğerdir. Yani 'yapılabilecek hiçbir şey yok' anlamı da içerir. Burada ciddi bir fark var. Evet, yaşanılan olayı, durumu kabul etmek ve olana direnmemek aslında evrenle birliktelik ve kendini bütünden ayırmamak anlamına gelir, ancak razı olmak kendini tamamen önemsizleştirmek demektir..

Kabulde olmanın tam karşısında 'yargılamak' vardır. Artık biliyoruz ki düşüncelerimiz çok yüksek enerji barındırıyor ve düşündüğümüz şeyler gerçeğimiz olarak karşımıza çıkıyor.. Yargıladığımız her durumu, kişiyi, olayı bu yüzden yaşantımıza çekiyoruz. Enerji yasası gereği direndiğimiz enerjiyi büyütürüz. Kabul halinde ise direnç göstermediğimiz için o konu veya durumu yaşantımızdan uzaklaştırmış oluruz. İşte bu yüzden toplum olarak  neleri kabul edemediğimiz ve  sürekli yargıladığımıza dikkat etmeliyiz. Çünkü şöyle bir farkındalıkla baktığımızda, direnç gösterdiğimiz her şeyi daha da büyüttüğümüzü rahatlıkla görebiliriz..

Geçmişte, yani YENİ ÇAĞ dediğimiz 2000' li yıllar öncesinde bilinç düzeyi bu kadar yüksek olmadığı için, mücadele ve direnç göstermenin, arzu edilmeyen herhangi bir şeyi değiştirmenin tek yolu olduğu düşünülüyordu. Oysa günümüzde spiritüel ve ezoterik konuların da bu kadar yoğun ilgi çekmesi ve bu konuda binlerce kitabın yazılması, onlarca film ve belgeselenin çekilmesi ile birlikte idrakler yavaş yavaş açılıyor. Böylece bu tarz evrensel yasaları her geçen gün daha fazla sayıda insanın kavrayıp içselleştirdiğini görüyoruz.

Farkındalığımız arttıkça, görünen her olayın  belki de o an için göremediğimiz bir anlamı olduğunu algılayabiliyoruz. Bu sebeple olaya direnmek yerine kabulde olup, aslında burada neyi bilmemiz gerektiği üzerine yoğunlaşırsak mutlaka cevap gelecektir. Aksi halde o olayı reddettiğimiz için tekrar ve tekrar benzer olayları yaşamaya devam ederiz.. Böylece yaşatımız bir kısırdöngüye dönüşebilir. Arzu etmediğimiz tüm duygu ve deneyimler için bunu uygulayabiliriz. Reddedip bastırmak yerine, kabul ve akışta olduğumuzda ve o an içinde bulunduğumuz koşullara uygun ve dengeli davranışlar sergilediğimizde, istemediğimiz o duygu veya olayın çok daha kısa sürede bizi terk ettiğini görebiliriz.. Bastırma, reddetme, kaçma ve yargılama işimizi her zaman zorlaştıracaktır. Çünkü kendimizi evrenden ayırıyoruz. Dış dünyadan ayırıyoruz. Bütünden ve en önemlisi de yaratıcıdan ayırıyoruz.. Kabul ve akışta kalmak dileğiyle. Sevgi ve ışıkla...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat: Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nuray Demirci 1 hafta önce

Çok güzel bir yazı kalemine sağlık.

Misafir Avatar
Esra Ateş Artun 6 gün önce @Nuray Demirci

Çok teşekkür ederim

Beğenmedim! (0)