Bir önceki yazımda olduğu gibi yalnızca çocuklara hitap eder gibi görünen ama çok ağır sosyal ve dönemsel eleştiriler içeren bir kitapla alakalı yazmak istedim.

Gulliver deyince çocuk ya da yetişkin fark etmez devasa boyutlu, uzun saçlı bir adam canlanır zihnimizde. Öyledir de, ama kitabın yalnızca bir bölümünde. Onun minicik olduğu ya da bambaşka şeylere şahit olduğu bölümler de vardır ve Swift bu hikayelerle o dönemin İngiltere toplumunu yermiş, dokunduğu konular üzerinde insanların düşünmesine vesile olmaya çabalamıştır.  Zaten kendisi döneminin en iyi hiciv ustalarından biridir ve “çağın en büyük dahisi” olarak da anılır.

Swift insanlardan nefret eder ama onları birey olarak, tek tek değerlendirerek sever. Sevdiği anlara denk gelmiş olsa gerek kitabın ilk iki bölümünde son derece sevecen olan Swift okuru eğlendiren bir üslupla yazmış taşlama ögelerine yer vermemiştir.

Gulliver ilk olarak Liliput adasına gider ve orada her şeyin minicik olmasından mütvellit dev rolünü üstlenir. Minicik kral, parlamento, yiyecekler, hayvanlar ve evler okurken çok keyifli gelir ama analiz edecek olursanız tüm bunların İngiltere ve Avrupa uygarlıklarının bir taşlaması olduğunu görürsünüz. Gulliver hafifçe üflese yerle bir olacak bu minikler kendilerini o kadar yüce görürler ki bu durum uzaktan bakınca son derece gülünçtür.

Mesela Avrupa’daki dinsel bölünmelerin eserdeki parodisi çok hoş bir şekilde verilir. Liliput ile Blefuscu adaları arasında yumurtanın sivri ucundan mı yoksa yuvarlak ucundan mı kırılacağına dair büyük bir savaş vardır. Ortak kutsal kitapta “tüm müminler yumurtalarını uygun uçtan kırarlar” ifadesi geçmekte ama hangi uç olduğu belirtilmemektedir. İşte Swift de Hıristiyan dünyasında Protestanlar ve Katolikler arasındaki anlaşmazlığı bu şekilde sunmuştur. Ama sıradan bir hikaye olarak okuduğumuzda böyle basit bir savaş nedenine güler geçeriz halihazırda nelerin savaşını verdiğimize bakmadan.

Bu adadan ayrılıp Brobdingnag isimli devler ülkesine gider. Liliput adasında minicik yaratıklar kendilerini Gulliver karşısında büyük görerek ne kadar gülünç duruma düşüyorlarsa Brobdingnag’da da kendini üstün Avrupa uygarlığının temsilcisi sayan Gulliver dev boyuttaki bu yaratıkların tek bir darbesiyle ezilecek konumdadır. Boyutunun farkına varan Gulliver ülkesinin üstün özelliklerinden, yönetiminden, parlamentosundan bahseder ama alay konusu olmaktan öteye gidemez.

Üçüncü durak olan Uçan Laputa adasında Gulliver bilimsel çalışmalarla alay eder ve onların bazen ne kadar gereksiz noktalara yoğunlaştığından dem vurur. Yalnızca soyut şeylerle ilgilenen bilim adamları gerçeklere dair hiçbir şeyi görememektedir. Matematik ve Müziği saplantı haline getiren Laputalılar edebiyat, felsefe, sanat gibi alanlardan bihaberdir ve bu da Swift’in gönderme yaptığı noktalardan biridir.

Artık son durak taşlamaların ve göndermelerin aşırıya kaçtığı bölümdür. Burada Gulliver ilk olarak insan görünümündeki Yahoo adlı yaratıklarla daha sonra da “doğanın en mükemmel yaratığı” anlamına gelen Houyhnhnm isimli atlarla karşılaşır. Bu atların bilgeliğinden etkilenen Gulliver kendisi dahil tüm insanlığı bir yahoo olarak görür ve ailesi dahil herkesten nefret eder. Gulliverdeki bu insanları hor görme durumu Swift’in delirmeden önceki son halleriyle de örtüşmektedir.

Kitabu bu şekilde okuduktan sonra bilge atlara Gulliver kadar hayran olmayız çünkü onlar bizim için oldukça soyut ve uzakken yahoolar gerçekçi bir izlenim verir.

Filmi ve çizgi filmi de olan bu eser son derece özeldir. Bu kitaba dair inceleme yapmamın nedeni de “çocuklar için” şeklinde algıladığımız birçok eserin aslında çok fazla önemli konuya değindiğini hatırlatmak. Keyifli okumalar dilerim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat: Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.