Deli cesaretini edebileştirerek ifade etmek istediğimiz anlarda adını sıklıkla andığımız, yel değirmenleriyle savaşı dillere pelesenk olan kahramana –Don Kişot’a- sahip olan bu eser Milli Eğitim Bakanlığının da mutlaka okunması gereken 100 eserinde yer almaktadır.

Aslı oldukça uzun olan bu eserin farklı yaşlara hitap eden çok çeşitli kısaltması da mevcuttur. Kimi okurun çerezlik, kimisinin macera, kimisinin de çocuk romanı olarak gördüğü bu eser sembolizm açısından irdelenmesi gereken bir yapıttır.

İspanyol yazar Cervantes’in kaleme aldığı bu kitap ilk modern roman olma özelliğiyle de oldukça önemlidir. 1600lü yıllarda yazılan bu romanın bu kadar özgün olması da oldukça şaşırtıcıdır. Norveç Nobel Enstitüsü'nde, dünyaca ünlü 100 yazar tarafından, dünyada "tüm zamanların en iyi kurgu eseri" seçilen bu romanın insanın hayatının farklı dönemlerinde tekrar okuması gerekliliği aşağıdaki şekilde önerilmektedir.

“insan onu hayatında üç kez okumalıdır. Kahkahanın kolayca dudaklara fırlayıp duyguları harekete geçireceği gençlikte, mantığın hakim olmaya başladığı orta yaşta, her şeye felsefe açısından bakıldığı ihtiyarlıkta.”

Olmayan ya da olan bir sevgilinin peşine düşen, başı beladaki insanları kurtaran ya da onların başını daha fazla belaya sokan, başına gülünç şeyler gelen ya da son derece trajik olaylar yaşayan, aşırı derecede sersem ya da cesaretli, gezici, kahraman bir şövalyedir Don Kişot ya da değildir.

İspanyolca bir isim olan ve dilimizde Don Kişot olarak telaffuz edilen bu isim aslında Don Kihote olarak okunur.  Bu eserin birebir orijinalinden çevirisi ilk kez Yky tarafından yapılmış, oldukça da başarılı olmuştur.

Don Kişot’a gezilerinde eşlik eden Sanço Panza ve kahramanımızı bu gezilerinden vazgeçirmek isteyen berber ve papaz da diğer ana karakterlerdir. Tabii Don Kişot açısından bakacak olursak sevgilisi Dulcinea en baş karakterdir. Bu kadar deliliği yapan, tutkusundan asla vazgeçmeyen bu cevval karakterin genç yaşta biri olduğu sanılır ama karakterimiz 70 yaşındadır ve bu yaşına kadar da odasına kapanıp şövalye hikayeleri okumuştur. Yediği dayaklar ve uğradığı bozgunlar onu gezici sövalye olmaktan ve adaleti sağlamaktan vazgeçiremez çünkü okuduğu hiçbir kitapta şövalyeler vazgeçmemiştir. Sanço Panza’yı yanına yaver alması ve yaptığı bir çok şey de satırı satırına kitaplarda yazanlara uygundur.

Kitabın içeriğinden değil de kitaba dair önemli noktalardan bahsetmek istiyorum. Mesela İspanyol ressam Picasso hemşehrisi Don Kişot’u konu edinen 15 resim çizmiştir. Eserin yazarı Miguel De Cervantes 1575 yılında Türklerle savaşırken sol elini kaybetmiş, esir düşmüş ve Cezayirde 5 yıllık esaret sonrası serbest bırakılmıştır. Ve kıymetli Şairimiz Nazım Hikmet Ran’ın eserle aynı ismi taşıyan şiiri belki de en güzel özetidir hikayenin.

 

Ölümsüz gençliğin şövalyesi,

Ellisinde uyup yüreğinde çarpan aklına

Bir Temmuz sabahı fethine çıktı

Güzelin, doğrunun ve haklının:

Önünde mağrur, aptal devleriyle dünya,

Altında mahzun ve kahraman Rosinant'ı.

Bilirim, hele bir düşmeye gör hasretin halisine,

Hele bir de tam okka dört yüz dirhemse yürek,

Yolu yok, Don Kişot'um benim, yolu yok,

Yel değirmenleriyle dövüşülecek.

Haklısın, elbette senin Dulsinya'ndır dünyanın en güzel Kadını,

Elbette sen haykıracaksın bunu

Bezirganların suratına,

Ve alaşağı edecekler seni

Bir temiz pataklayacaklar seni.

Fakat sen, yenilmez şövalyesi susuzluğumuzun,

Sen, bir alev gibi yanmakta devam edeceksin

Ağır, demir kabuğunun içinde

Ve Dulsinya bir kat daha güzelleşecek.

 

Gelelim Don Kişot’un göz ardı edilen sembollerine: Kahramanımızın körü körüne okuduğu ve bağlı kaldığı şövalye romanları yine körü körüne İncil’e bağlı kalan ve hayal dünyasında yaşayan kesimi odağına alıp kiliseye karşı bir tavır takınmıştır. Eserde de bizzat kilise kullanılarak buna dair çok net bir gönderme yapılmıştır.

Sanço Panza da kitaptaki bazı olaylardan anlaşılacağı gibi halkın kendini yakın hissedeceği dürüst bir insandır. Oyunu Don Kişot’un kurallarına göre oynar ve kendisine vaad edileni kazanmaya çalışır. Sanço Panza gibi bir köylü bile aklını kullanarak adaleti sağlayabilen bir yönetimi başarabilir ve bunun için kutsal kitapların yönlendirmelerine gerek yoktur.

Bu sembolik konulara odaklanarak eseri tekrar okumak ve oldukça eski olan bu eserin günümüzle ne kadar benzer olduğunu görmek oldukça şaşırtıcı olacaktır.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat: Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.