TV seyreden bebek gelişemiyor

Çocuğunuza televizyon izletmeyin! Çok iddialı bir cümle ama Fransa işte bu cümleyi yasak olarak hayata taşımış bile.

TV seyreden bebek gelişemiyor

Çocuğunuza televizyon izletmeyin! Çok iddialı bir cümle ama Fransa işte bu cümleyi yasak olarak hayata taşımış bile.

03 Ocak 2014 Cuma 06:30
TV seyreden bebek gelişemiyor

Çocuğunuza televizyon izletmeyin! Çok iddialı bir cümle ama Fransa işte bu cümleyi yasak olarak hayata taşımış bile.

Ne zaman elektrikler kesilse kısa bir sessizlikten sonra hep şu konuşma yapılır. ‘Yaa, işte eskiden böyle gaz lambasında insanlar yaşayıp gidiyormuş. O zaman televizyon yokmuş. Sıkıcı belki ama en azından sohbet varmış…’ Doğru, televizyon artık çoğumuzun hayatının tam ortasında. İzlenmese bile hep açık. Başka odada bile olsak, tanıdık birilerinin sesi hep kulaklarımızda…

Peki, sizin ufaklık da şimdiden ona alışmış durumda mı? Reklamlara deliriyor mu? Henüz 6 aylık olmasına rağmen sevdiği müzik çıkınca kıpır kıpır yerinde duramıyor mu? Evet! Çünkü televizyon onun için renkli bir kutu. Çok cazip.

Fransa, 0-3 yaş arası çocukların kesinlikle televizyon izlememesiyle ilgili bir yasak getirdi. Bu yasak sadece biz büyüklerin izlediği kanalları kapsamıyor. Bu çocuk ve bebek kanallarını da içine alan bir yasak.

Televizyon çocuklara hem fizyolojik hem de psikolojik olarak zarar veriyor. Pediatrist-Pediatrik Nörolog Prof. Dr. Sabiha Paktuna Keskin sorularımızı yanıtladı.


İster çocuk, bebek kanalı olsun, büyükler için yayın yapan bir kanal olsun ikisini izlemenin bir farkı yok. Kesin olarak bir çocuk, televizyon izlememeli.

Diyelim ki 0-3 yaş çocuğu bir porno izliyor. Öbür taraftan da 0-3 yaş arasındaki bir başka çocuk da çocuk kanalını izliyor! Evet, porno kadar çarpıcı bir örnek verdim. Çünkü porno ile bebek kanalındaki görüntülerin çocuk için bir farkı yok. İkisi de aynı zararı veriyor. Görüntülerin çocuk kanalında yavaş akması sadece biraz olsun olumlu olarak etkileyebilir. Ancak genel olarak beyne verdiği hasarı azaltamaz.

Çocuk beyni 0-3 yaşta saniyede 30 milyon sinaps (iki nöronun ya da nöronla başka bir hücrenin bağlandığı yer) oluşturur. Çevreye adaptasyonunda 30 milyon kayıt yapar. Ne sizin elinizdeki kayıt cihazı, ne kamera kısacası hiçbir alet saniyede 30 milyon sinaps’lık kayıt yapabilir. Dolayısıyla tüm o hızlı geçen görüntülerin hepsini tek tek kaydediyor. Zaten bu dikkate alınarak çocuk kanalları yavaş yavaş akan görüntülerden oluşan programlar yapıyor. Ama bununla iş bitmiyor. Çünkü çocuk beyni 5 duyusuyla algılar ve bu 5 duyusuyla algıladığını da kodlar. Kapıdan çıkarız. Pencereden bakarız. Bunlar bebeklikten itibaren öğrenilerek, kodlanarak öğreniliyor. Hepsi de 5 duyuyla algılanıyor. Televizyon ise sadece iki duyuyu, görme ve işitmeyi çalıştırıyor. Diğer üç duyunun çalışmasını köreltiyor. Bu da özellikle 0-3 yaş arasındaki çocuklar için çok önemli.

3 yaşın altındaki bir çocuğun önüne 5 kişi koysanız ve bu beş kişi çocukla sürekli kendi dillerinde konuşsa o çocuk o dillerin hepsini konuşur haline gelir. Bizim bir yetişkin olarak bu beş dili bu kadar kusursuz öğrenmemize imkan yok.


Evet. Sadece ikisini kullanabiliyor. Görme ve duyma. Tat alma, koklama ve dokunma duyularını kullanamadan öğrenme gerçekleşiyor. 6 aylık bir bebeğin görsel ve işitsel hücreleri göç halindedir. Hala oluşma içindedir. Ve siz bu hücreleri yoruyorsunuz.


0-3 yaş arasında televizyon izleyen çocuklar için evet. Anneler çocuklarına zeka geliştirici yayınlar izleterek ‘zeka küpü’ çocuklar yetiştirebilmeyi planlıyor. Oysa ki fizyolojik olarak çocukların beyinleri zarar görüyor. 0-3 yaş arasındaki bir çocuğun zekasını en iyi ona sevginizi göstererek geliştirirsiniz. Bunun dışında anneler, çocuklarını ‘oyalansın’ diye televizyon karşısına oturtmamalı. İleri yaşlardaki çocuklar içinse yalnızlık ve asosyalleşme sıkıntıları yaşanıyor.


Beyinde 100 milyar hücre var. 100 milyar jeneratör eder bu! İşte televizyon beyindeki bu hücrelerin bağlantılarını koparıyor. Bu bağlantıların yanlış yerlere bağlanmasına neden oluyor. Bunun sonucunda asosyal olabilirsiniz. Olması gereken kayıtların yerine alakasız bilgilere sahip oluyorsunuz. Dolayısıyla genetik zemin varsa akıl hastalıklarına bile neden olabilir.

Sosyalleşmemiş, kendi içine kapalı, iki lafı bir araya getiremeyen bir grup olabilir. Ama 0-3 yaş arasında verdiği hasar, maddi hasarlardır.

Beyin böbrek ya da akciğer gibi bir organ değildir. Oluşumunu tamamlamaz. Gelişimini zaman içinde oluşturur. O nedenle normal insanın beyninde 100 milyar hücre varsa bebeğin beyninde 150 milyar hücre var. Yedekliyor bir yerde. Fazla materyali içindeki şartlara göre kullanıyor. Ama siz televizyonla doğadan uzak bambaşka bir şart koyuyorsunuz çocuğun önüne. Başka şekilde şekilleniyor. Örneğin 0-3 yaş güvenin oluştuğu bir yaş. Kararlılığın ve farkındalığın geliştiği bir yaş. E tabii, bunları ileriki yaşlarda kısmen örseliyorsunuz.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat: Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.