Kadim bilgi ve öğretilerin çoğunda iç sesimizi dinlememiz gerektiği ve yaratıcının bizimle iç sesimiz aracılığı ile konuştuğu belirtilir. Peki iç sesimiz egomuzdan mı geliyor yoksa içimizdeki bilge olan özümüzden mi? Bunu ayırt etmek çok kolay olmuyor ilk başta. Burada belirli ayrımlara değinip, ego ve öz'ün farklarını ortaya koymanın yararlı olacağını düşündüm. Çünkü, ego bizi çoğunlukla yanıltır. Öz ise daha doğru adımlar atmamızı ve bütünle, yaratıcıyla daha uyumlu yaşamamızı sağlar. Özün sesini, 'kalbin sesi' olarak da tanımlayabiliriz.  Şimdi değineceğimiz farkları bir kez içselleştirdiğimizde, artık herhangi bir olayda içimizden gelen sesin ya da davranışın egodan mı yoksa özümüzden mi kaynaklandığını otomatik olarak fark etmeye başlarız..

Egoda korku ve kaygı vardır. Bir şeyleri kaybetme endişesi taşır. Öz ise sevgi ve bütünlük hissiyle güven duyar..

Ego bizi huzursuz eder. Öz ise dinginlik ve huzur verir..

Ego bencildir. Kendini bütünden ayırır. Öz'de ise birlik bilinci vardır. Bütünün bir parçası olduğu bilinciyle hareket eder. Kendini karşısındakinden ayrı görmez..

Ego her durumda negatifi görür. Öz ise kötülüğün dahi içindeki iyiliği fark eder..

Ego kendini bütünden ayrı gördüğü için sürekli olarak kendini ispat etme peşindedir. Öz ise bütünle bir olduğunun bilinciyle kendine sevgi ve saygı duyar.. Kendinin her halinin tam ve bütün olduğunun idrakine vardığından, ispat peşinde koşmaz..

Ego şüphecidir. Hiçbir zaman tam olarak ikna olmaz. Öz ise tam bir güven duygusuyla akışa ve olana teslim olmuştur..

Egoda duygular uçlardadır. Ya çok mutlu, ya da mutsuzdur. Öz ise genellikle dingin ve dengelidir..

Ego intikamcıdır. Öz ise sisteme güvendiğinden ve bütünün bir parçası olduğunu bildiğinden daha bağışlayıcıdır..

Ego sürekli beğenilmek ve başkaları tarafından onaylanmak ister. Öz ise kendi biricikliğinin farkında olduğundan, böyle bir beklentisi ve ihtiyacı yoktur..

Ego kontrolcüdür. Olayları ve kişileri kontrol etme ihtiyacı duyar. Öz ise her şeyin olması gerektiği gibi olduğunu idrak ettiğinden, böyle bir ihtiyaç duymaz..

Ego sürekli soru sorar. Her şeyi bilmek ister. Öz dingin bir şekilde, olmakta olanı yargısızca gözlemler..

Ego suçlar. Öz sorumluluk alır..

Ego sürekli bir şeyler ister. Öz ise ihtiyacı olanın zaten gelmekte olduğunun idrakindedir..

Ego doyumsuzdur. Hep daha fazlasını ister. Özde yeterlilik duygusu vardır ve kanaatkardır..

Ego ya geçmişte ya da gelecektedir çoğunlukla. Anda kalmayı sevmez. Öz ise şimdiyi yaşar..

Ego yargılayıcıdır. Öz ise anlama gayretindedir..

Ego insanları senden uzaklaştırır. Öz ise insanları çevrene yaklaştırır. Egonun sesiyle konuşanı dinlemek istemeyiz. Öz'den gelen sesle konuşanı herkes dinlemek ister.

Ego hep konuşmak ister. Öz ise daha çok dinleyicidir..

Örnekler böylece çoğaltılabilir..

Egoyu bastırılması gereken bir düşman gibi değil de, bizi koruma güdüsüyle davranan ilkel bir  varlık gibi görüp, onu yok ederek değil, onunla işbirliği yaparak yaşantımızı sürdürmemizin yerinde olacağı düşüncesindeyim ben de.. Okuduğum bir çok kaynak da bunu söylüyor  bize. Öz'ümüzü dinlediğimiz ve egomuzu fark edebildiğimiz ve onunla uzlaşabildiğimiz bir yaşam dileğiyle. Sevgi ve ışıkla..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat: Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.